KADIKÖYistanbul denen ilin en huzurlu (huzur evi gibi diil kesinlikle!) ilçesi.
canınız otların üstünde, deniz kenarında uzanarak muhabbetle içmek istiyosa moda'ya gidersiniz (taksimde böyle bi olasılık yoktur), çayınızı, kahvenizi yudumlayarak, muhabbetle tavla oynamak istiyosanız orta kapı'ya gidersiniz, eve gitmeye üşendiyseniz, o gün de paranız varsa muhabbetle
Samples:
More...
İSKELE MEYDANI karga'ya gidersiniz, koltuklara yayılıp muhabbetle müzik dinlemek istiyosanız arkaoda'ya gidersiniz, muhabbetle sinemaya veya şeref büfeye tıkınmaya gidebilirsiniz ya da moda pasajında tahsin abiye gidip muhabbetin allahını tadarsınız. sanki ordayken istanbulda oldugunuzu tam hissetmediginiz , anadolu yakasinda bulunan ,taksim,ortakoy besiktas la falan
Samples:
More...
SADIKOĞLU İŞ MERKEZİ karsilastirdiginizda daha bir uyuz gelen,ozellikle rihtim caddesi her daim kalabalik,(istiklalin kalabaligi guzeldir ama rihtimdaysaniz biran once en yakindaki irenc bir cafeye kendinizi atmak istersiniz) yasamayi pek dusunmeyecegim bir semt çarşısı, moda'yı kadıköy iskeleye bağlayan gezi yolu, kitapçıları, kaveleri, baylan pastanesi, geceleri gençken gitar çalıp şarap içtiğimiz mendireği, hasırda oturup saatlerce aynı dertlerden bahsederek içtiğimiz yedi
Samples:
More...
SÖĞÜTLÜÇEŞMEbin altı yüz beş bardak çay, moda'da kemal'in yerinde kahvaltı... bu üç yıl içinde 'kadıköylülük' diye bir şeyin varlığına inandım gerçekten. onun ara sokaklarında kaybolmayı öğrendim, sevdim. tek kötü yanı, hayatın mesela beyoğlu'na göre daha erken uyuması
bahariye-moda arasındaki bir çok sokağın aksiyon filmlerini aratmadığı,her gece ayrı bir olay çıktığından uyutmayan semt sokaklarında hayatı ve "adamları" öğrendiğim, dışına çıktığımda (yanidir ki; avrupa yakasına ayak bastığım andan itibaren) korktuğum istanbul yarısı, yokuşsuz yeri olmayan bölge KADIKÖYLÜYÜMM..
Samples:
More...